AYKUT METEHAN – YENİÇAĞ
Türkiye’nin kanserli hücresi olan enflasyon, hayat pahalılığı ve ekonomik gelişmeler konusunda sessizliğini koruyan Berat Albayrak, AK Parti içerisinden hatrı sayılır bir kişiyie konuştu. Fehmi Çalmuk’uk aktardığına göre Berat Albayrak, fon vurgunu hakkında “Tel Aviv’den düğmeye bastılar, bunları konuşturdular! İsrail, Recep Tayyip Erdoğan’ı dışarıdan yıkamayacağını anladığı için içten bir darbe yapma gayretinde. Bu fon işi, 17-25 Aralık’ın ve 15 Temmuz’un 2. versiyonudur; bir ekonomik darbedir!” dedi.
Çalmuk’a göre Albayrak, 17-25 Aralık sürecinde kaset kumpaslarıyla hedeflenen bürokratik darbenin bu kez borsalar ve fonlar üzerinden tekrarlanmak istendiğini düşünüyor.
FON VURGUNUNUN KURTARICISI BERAT ALBAYRAK MI OLACAK?
İçerisinde AK Partili isimlerin yer aldığı, Özgür Özel’e göre 60 AK Partili milletvekilinin; Şamil Tayyar’a göre ise birçok Vali ve bürokratın bulunduğu fon vurgununda AK Parti’nin büyük bir kayıp yaşadığı belirtiliyor. İktidara yakın Abdulkadir Selvi, fon vurgunu sonrası Erdoğan’ın masasındaki anketlerde yüzde 6’lık bir oy kaybı olduğunu yazmıştı. Kamuoyundan sır gibi saklanan ‘liste’ gizemini korurken, Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan da bu listede birçok aktif siyasetçi bulunduğunu ifade etmişti.

AK Parti’de fon vurgunun sebep olduğu enkazı kaldırmak için bir kurtarıcı aranırken, AK Parti’ye yakın isimler Berat Albayrak’ın ismini gündeme getiriyor. Özellikle eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya paylaşımlarında Berat Albayrak’ın sistem içerisinde özel bir rol verilmesini öneriyor. Tayyar’a göre sorun üreten sistemin açıkları kapatılıncaya kadar emin bir elin sistem içerisinde görev alması gerekiyor. Tayyar, bu isim için Berat Albayrak’ı öneriyor.

ALBAYRAK NEDEN ŞİMDİ KONUŞTU?
Uzun süredir sessizliğini koruyan Berat Albayrak’ın iktidarın fon vurgunu iddiaları ve bunlara bağlı oy kaybı tartışmalarıyla sarsıldığı bir dönemde bu açıklamaları yapması, siyaset camiasında ‘tesadüfi bir zamanlama olarak okunamaz’ yorumlarını beraberinde getirdi. Siyasi kulislerde bu hamle; AK Parti içerisinde olası bir güç ve liderlik tahkimatı, parti içi dengelerin yeniden kurgulanması ve tabanda “güçlü liderlik” arayışına bir yanıt verme çabası olarak değerlendiriliyor.
Enflasyon ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle eleştirilerin hedefindeki mevcut yönetimden uzak durmayı tercih eden Albayrak’ın, meseleyi ekonomik bir yönetim zafiyetinden çıkarıp “milli güvenlik” ve “dış komplo” parantezine alarak, hem kendi geçmiş dönemi üzerindeki eleştirileri bertaraf etmeyi hem de parti içi krizde milliyetçi-muhafazakar refleksleri tetikleyerek yeniden merkezde konumlanmayı amaçladığı değerlendirmeleri yapılıyor.
Bu çıkış, aynı zamanda AK Parti’nin içerisindeki olası kadro hareketliliklerinde ve geleceğe yönelik senaryolarda “ben de varım” mesajının güçlü bir yansıması olarak okunuyor.